Film Kuşağı



3 yorum

Julie & Julia filmini biraz önce izledim ve çok hoşuma gitti doğrusu :)
Yönetmenliğini Nora Ephron'un yaptığı  2009/ABD yapımı film biyografi-romantik türünde sınıflandırılmış.İki gerçek hikayeden yola çıkan filmin akışı ve işleyişi gayet keyifli...Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir film.









Paris'te Gece Yarısı (Midnihgt İn Paris) 64.Cannes Film Festivalinde açılış filmi olan ve Woody Allen yönetmenliğindeki film 2011/ABD yapımı.Tür olarak romantik,komedi olarak sınıflandırılmış.Yazar olmak isteyen bi adamın Paris'te gece yarısı başından geçen gerçek üstü hikayelerin anlatıldığı film beğendiğim filmler arasındaki yerini aldı :)







Evim Sensin Evvett sıra geldi merakla beklediğim bir türk filmine.Yönetmenliğini Özcan Deniz'in yaptığı 2012/romantik,drama türündeki film benim için tam anlamıyla bi hayal kırıklığıydı.Herkesin ağladık dediği filmde ben sinirden resmen güldüm.Çünkü oyunculuklar çok yapmacıktı,bişeyler düşünülmüşte uygulanamamış gibiydi bence.Çok değer verdiğim bi hocam bize "seyirciyi aptal yerine koymayın onlar gayet akıllılar ve aptal yerine konulmaktan hoşlanmazlar."derdi ve de çok doğru söylerdi.Afiş,fragman,müzik güzeldi ve bence film güzel pazarlanmıştı ama ben film başladığı andan itibaren o samimiyeti göremedim.Hani bazı filmler vardır film olduğunu unutursunuz,yanınızda gerçekleşen birşeyi izlermişcesine izlersiniz hııhh işte bu film öyle değildi :) Tabi bunlar benim şahsi görüşüm,beğenen herkese saygım var ama ben beğenmedim malesef.


Tarihe not : Bugün sevgilimim doğum günü :) iyiki doğmuş,iyiki benim olmuş :)


UZUN HİKAYE



0 yorum
Evet aklımda sürekli fikir olarak dolaşan ama gerçekleştiremediğim yazı geliyor :)
İzlediğim filmleri,okuduğum kitapları paylaşıcam demiştim ya blogu ilk yazmaya başladığımda hıhh işte tam olarak onu yapıcam şimdi :)

Aslında anlatması "UZUN HİKAYE" herkesin koştura koştura gittiği filmleri biraz askıya alıyorum.Nedendir bende bilmiyorum ama nerdeyse film vizyondan kaldırılmaya yakın gidiyorum.Belki de en sevdiği pastayı herkes bitirdikten sonra yiyen içimde cimcime kız giriyordur devreye kimbilir :)
Yönetmenliğini Osman Sınav'ın yaptığı romantik,drama türündeki film 1940'lı yıllardan başlayıp 70'li yıllara kadar uzanan bi ailenin sevgi dolu,hüzünlü,neşeli,cesur hikayesini anlatıyor.Aslında doğru söyleyenin nasılda dokuz köyden kovulduğunun hikayeside diyebiliriz...
Kenan İmirzalıoğlu'nun muhteşem oyunculuk sergilediği filme ben tek kelimeyle bayıldım.Sinemadan çıktığımda gerçekten oyunculuğun hakkını vermiş dedirtti bana.
Bence gidilmesi,görülmesi gereken bir film...Şimdiden iyi seyirler :)
 

#DURUM BİLDİRİMİ



0 yorum
Ne zamandır yazmak istesemde elim gitmiyor bir türlü klavyeye...Buna sebep olarak kağıdı kalemi tercih ediyor olmamı gösterebilirim belki...Ama içimden geçenleri yazmak içimi dökmek iyi geliyor,belkide bu yüzden bu blogu yazmaya başladım...Son dönemlerde hayli zor,kötü,içinden çıkılmaz zamanlar yaşadım,yaşadık...İnsanlar tanıdım,insanların kaç yüzünün olduğuna şahit oldum,kazandım-kaybettim,ağladım-güldüm,okudum-izledim-yazdım,gördüm-öğrendim....Aslında bazen şikayet etsemde herşeyi dolu dolu en uç noktasında yaşadım...Çoğunlukla yoruldum git-gellerden,yaşananlardan,çözümsüz sorunlardan...Ama artık çok mutluyum kendimi buldum,kendime döndüm...Yüzüm gülüyor sebepsiz,içim kıpır kıpır ne zamandır...Yeni bi umudum var,yeni bir dileğim...
Dilek demişken ben bir doğum günümde tam mumu üflerken tüm kalbimle bir dilek tuttum...Ve olmaz dediğim dileğim gerçek oldu...Bu yıl bir dilek daha diledim ve sanırım o da gerçek oluyor...Hissediyorum geldiğini,hissediyorum varlığını...
Tüm dileklerimizin gerçek olması umuduyla,herkese harika hayatlar diliyorum...
Sevgi ve ışıkla kalın....

KORKUYORUMMM...



2 yorum
Bugün pek bi enerjik başladım güne :) Noldu bilmiyorum gece yatarken kafama taş düştü sanırsam :) Ya da dün bloga içimi dökünce beyin kendini resetledi :D Her neyse ne olduysa oldu keyfim yerinde ya...Ohh şansıma havada mis gibiydi,hiç dururmuyum peki ben hayır tabikide hemen ufak çaplı bi organizasyon yaptım...Giyindim süslendim kız kıza buluştuk...Sohbet muhabbet,küçük çaplı koca çekiştirmesi derken zaman nasıl geçti anlamadık :) Bi de arkadaşımızın minik oğluşu vardı ki evlere şenlik :) 
Ooo süper dedim,herşey düzeliyor sanırım...Bak güzel bi başlangıç oldu,kafamdaki tüm sıkıntılar sanki bi anda silini verdi...Ama galiba yanıldım...En iyisi anlatıyım...Annem aklındaki kötü şeyleri anlatki gerçeklşmesin derdi hep...Anlatıyım ve gerçek olmasın lütfen...
Bugün arkadaşlarla otururken boğazımın hafifte olsa ağrıdığını harkettim...Ama açıkcası çok üstünde durmadım.Daha sonra bi arkadaşla sohbete doyamayıp kahve içmeye gittik.O ara sesim kısılır gibi oldu,yutkunurken boğazım acıdı derken daha kötü olmadan bi hastaneye gideyim dedim...(Keşke demesemiydim diye düşündüm hastaneden çıkarken...) 
Neyse muayene odasına geçtim,doktora sıkıntımı anlattım.Doktor muayene etti iğne yaptılar derken doktor endişeli şekilde : "Lenf bezlerinize baktırdını mı " dedi.Hayır baktırmamıştım...Doktor devam etti : "Patoloji bölümüne gidin parça alınsın,ihmal etmeyin vs vs vs " dedi.Benim orda tek diye bildiğim diğer muayenelerde belli olmaz mıydı oldu...Olmayabilirmiş,benim söylemem gerekliymiş...Ama ben bu zamana kadar lenf bezlerimin şiş olmasını normal sanıyordum...Normal olduğunu düşündüğünüz bişey için kontrol olmak aklınıza gelmez ki...O an kırk senaryo yazdım kafamda...Lenf kanseri şüphesiyse doktoru öyle tedirgin eden,ya yeni uzattığım saçlarım dökülürse,ya sevdiğime doyamadan,bebeğimi kucağıma almadan bişey olursa,peki anneme kim söylecek...Off off bi muayene ol dedi diye neler kurdum kafamda...Ama korktum,korkuyorum...Çünkü öyle endişeli ve kesin bi şekilde söyledi ki...
Eve geldim ama canım öyle sıkkın ki başım dönüyor,kulağımda uğulduyor iç sesim...Eşim geldi eve ona sarıldım,anlattım doktorun dediğini.O da muayene etti hemen sonra uzun uzun lenf bezini vücuttaki işlevini klasik hekim kelimeleriyle anlattı...Kafamı salladım ama inanamadım...Korkuyorum...Yaaa diye başlayıp kötü olan herşeyle boşlukları dolduruyorum...Gidicem hastaneye ama sonuca hazır olunca...
Öyle boş ki şu dünya dün neler yazdım,neleri kafama taktım...Ama ufacık bir şüphe yok etti herşeyi...Un ufak etti tüm sorun ettiğim şeyleri...Bu bana bi mesaj mı acaba ya da yaradanın imtihanı...Dua edin bana olur mu...Eğer okuyorsanız yok ya banada demişlerdi çıkmadı bişey deyin...Şuan kandırılmaya o kadar ihtiyacım var ki....

Peki kimse yok mu ?



1 yorum
Savruluyorum şu sıralar kurumuş yaprak misali...Kafam karışık...Ruhum karışık...Duygularım karışık...Ama sanırım beni savuran rüzgarında kafası karışık...Bi o yana bi bu yana savrup duruyor beni...O da karar veremiyor ne yapacağına...Sonu nereye varacak bu durum bilmiyorum...Kafam öylesine dolu ve öylesine boş ki anlam veremiyorum bu hallere...Ben hiç böyle olmuşmuydum acaba önceden ??? Onu bile hatırlamıyorum,hafızam bile karışık buaralar...Beni bu havalar mahvetti demiyeceğim...Herkes gibi suçu sonbaharın üstüne atıp köşeme çekilmeyeceğim...Savaşacağım ...Ama nasıl yapacağımı henüz bilmiyorum...Bi yerden başlamak şart oldu,öyleyse karar vermeli önce...Hangi cepheden başlamalı savaşa ??? Hangi düşmanı karşıma almalı ??? Ya da en önemlisi önce iç savaşlarımı bitirmeli,yoksa benden öte düşmanlarımı halletmeli ??? 
Peki ya insan kendine düşmansa ne yapmalı ??? Kendiyle savaşabilecek kadar güçlü mü insanoğlu...Havva kızları...Adem oğulları...Peki ya ben güçlü müyüm ??? Güçüm kaldımı ki onca yaşandan sonra...Kanayan yaraların yerini unutup kendi kanımda boğulmuşken,yeniden yapabilirmiyim...Sahi başarabilir miyim ??? Baksalar dışardan hala yüklenirler omuzlarıma,hala yaralarımı deşerler...Öyle ya güçlüyüm onların nazarında...Evet belki güçlüydüm bi zamanlar ama ya gücüm kalmadıysa...Ya dayanamıyorsam artık olanlara...İnsanların sahte yüzlerini gördüysem ya...Ya yalanlarının hızına yetişebilecek takatim kalmadıysa...Ya güvenmeye,inanmaya,iyi niyete hasretsem...Ya bunları bi kenara bırakıp en baştan başlamak istiyorsam ne yapmalı ??? Kimse var mı sesimi duyan ? Kimse var mı aynı yolları aşan...Peki ya kimse yok mu bana yol gösterecek olan ???

Yar demek yetmez canımda cansın...



0 yorum
ben ne zor günlerin şahidiyim
çok savaştan çıktım sağ salimim
yok kimseye ahım
dost düşman sağ olsun
yar iyiki varsın
can sende son bulsun 
 sen dar günümde helal lokmamsın 
yar demek yetmez canımda cansın
her kulun hakkını, bahtını, şansını
verene bin şükür iyiki varsın...

Sevgilimi özlerim ama ben :(



1 yorum
Yolculuk vakti geldi çattı.İşler tam olarak planladığımız gibi olmadı ama...Yarın ben otobüsle gidicem daha sonrada sonra sevgilim gelicek.İçimde garip bi burukluk var...Evet aileme kavuşacağım için çok mutluyum,kaç aydır görmüyorum.Ama  sevgilimi arkamda bırakmak zor geliyor işte :/ Biz ailelerimizden uzakta yaşadığımız için birbirimize çok bağlandık,çok alıştık...Çünkü bu şehirde tanıdığımız herkes çok yeni...Bütün dünyam "AŞK" daha ayrılmadan onsuz nasıl uyurum ben diye düşünür oldum.ÇÜnkü geceleri pek uyuyamam ben mutlaka okunacak bi kitap,izlenicek bi film,yapılacak bi iş bulurum.Sanki kafam gece daha iyi çalışıyor benim.Her neyse ben uyuyamıyorum diye sevgilim sarıp sarmalar beni,saçımı okşar annemin şevkatiyle...Sonra bi bakarım sabah olmuş nasıl uykuya daldığımı anlamam.Peki ona bu kadar alışmışken nasıl dayanıcam...Amann abartmış diyenler olucak belki ama ben eve geldiği saatlerde görmezsem bile özlüyorum ki.Onun geleceği saatlerde kalbim kıpır kıpır oluyor,yüzümde aptal bir gülümseme :) Bak yine aynı aptal ifadeyle can'ımdan bahsediyorum...Ben bu adama sırıl sıklam aşık değilsem bende bişey bilmiyorum :) Her neyse çoğu insan bunu yeni evliliğimize bağlıyor ama ben kalbimin en derinine bağlıyorum bu konuyu....................Allah kimseyi sevdiğinden ayırmasın,kısacıkta olsa.AMİNNNN :)

Bugün film günü olsun...



0 yorum
"The Dark Knight Rises" yani  "Kara Şövalye Yükseliyor" Buaralar izlediğim tüm kahraman temalı filmlerde bizim ülkemizinde bi kahramana ihtiyacı var diyorum.Sonra Atatürk gibi bir kahramanın bir daha gelmeyeceğini düşünüp üzülüyorum...Neyse açıkçası filmin benim için en çekici kısmı benim için Anne Hathaway'dı.Çünkü "Örümcek Adam" ve "Demir Adam" hayranlığı olan bana Batman nedense hiç çekici gelmiyor.Güzel filmdi eğer aksiyon filmi seviyorsanız izleyebilirsiniz.Hala seanslarının devam ettiğini sanıyorum.

Atam bakma öyle hüzünlü,biz seni unutmadık...



0 yorum
Atam bakma öyle hüzünlü,biz seni unutmadık...Herşeye rağmen NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE....
30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu OLsun....

Uykucu Şirin



1 yorum
Günaydınnnn :) Bugün çok az uyumama rağman tam 7:00 da diktim gözlerimi tavana :)
Şuan kadar bir uyuklama belirtisi yok,cin gibiyim.Eeee sonuç diyenler olabilir ; sonuç şu ki benim uykuyla aramda çok özel bi bağ var.Bu seviyeli birlikteliğimiz uzun yıllara dayanıyor.Öyle ki ben uykum var,uyuyacağım diye günlerce çalıştığım final sınavına bile gitmemiş insanım,gerisini siz düşünün :)  Şuana kadar 12 saatin üstünde uyuma rekorum var yani biraz daha uyusam bitkisel hayata doğru giderdim herhalde :) Bu derin bağın temelini henüz çözmüş değilim.Her zaman mı bu bağ vardı,sonradan mı ortaya çıktı bilmiyorum.Gerçi üniversiteye hazırlık döneminde ve üniversite vize final döneminde pek uyuduğum söylemez.
Ama çoğu zaman kimselere söyleyemesemde şirinlerdeki 'uykucu şirin' karakterini benden esinlenerek yaptıklarını düşünüyorum :) Zaten hemen başucumda uykucu şirin elinde yastıkla bekliyor,kimbilir belki ben kalksam o yatar :) 
Aaa buarada bu ayrıntıyı atlamıyım, kalktım ve sevgilimin iş arkadaşlarının yoğun isteği üzerine ıslak kek yaptım,sabahın bu saatinde :) Yok yok çok enerjiğim buaralar kendimi taktir ediyorum  valla...Aileme kavuşacağım yakında sanırım o yüzden.Buarada ıslak kek tarifinide vereceğim,gayet güzel oluyor.Çocukluğumdan beri annem yapar ve bende afiyetle yerim...Hadi şimdilik durum bildirimi bu kadar,öptüm yahuuu :)

Şemspare...



0 yorum
Bi yerlerden başlamak gerekiyor değil mi yazmaya :)
Hadi bakalım bugün aldığım kitaptan başlayalım...Bu kitabı ne zamandır almak istiyordum,bugüne kısmetmiş.Kitabın kapak tasarımı çekiyor önce insanı,sonra arka kapak yazısı tabi.Zaten sevdiğim ve takip ettiğim bir yazarın yeni kitabını edinmek hoş bir tebessüm sebebi tabi :) Hadi şimdi biraz yazalım kitap hakkında...

" ELİF ŞAFAK-ŞEMSPARE "

 Arka Kapak

"Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir...
Güneş parçası...


Kararır gökyüzü bazen;
kasvetli bulutlar kaplar semayı.
Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir,
içimizde birikir yalnızlık hissi.
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.

Gönülden yazılmış her roman,
her hikâye, her kelime
bir şemsparedir...
Güneş parçası...

Düşer omuzlarımıza,
kar tanesi gibi usulca,
yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden...Şemspare..."

Elif Şafak bu kitabında yazılarını, Kutluk Perker'in çizimiyle zenginleştirmiş.Yazarın diğer kitaplarını baz alarak bu kitabında bi solukta okuyacağımı düşünüyorum.
Okur okumaz ayrıntıları burda paylaşıcam...
 

neler yazmak istiyorum :)



0 yorum
Yazılacak,söylenecek çok şey birikti.Ama bi türlü fırsat bulup uzun uzn yazamıyorum :/
Mesela bi teşekkür yazım var ; blog tasarımı yapan güzel yürekli insanlara.
Sevdiğimin doğum günü yazısı ve bi kaç ayrıntı fotoğrafı var eklemek istediğim.Hatta belki kurabiye tarifi bile verebilirim :)
Aldığım ve okumaya henüz başlayamadığım kitaplar ve sinemada izlediğim filmlerle ilgili bi yazıda yazmak istiyorum :D
Olumlamalarım ve şükür egzersizleriyle ilgili bi yazı var tabi :)
Anlaşılacağı üzere yazılacak çok şey var fakat bi koşturmacadır gidiyor,kafamı bi türlü toparlayamıyorum.Açıkcası bazende defterime yazdıklarım doyuruyor beni buraya hevesim kalmıyor...Yakında bi yolculuk söz konusu düğünler,asker uğurlaması ve ziyaretler...Bakalım ne derece yazabileceğim hep birlikte görücez :)
ÖPTÜM YAHUUU :)

NEDEN 'nedenlerim' HİÇ BİTMİYOR ???



0 yorum
Neden hep böyleyim ben ????
Neden hep herşeye ben koşturmak zorunda hissediyorum ???
 Neden benim için en iyisini hep kendi yaptıklarımmış gibi geliyor ???
Neden bu kadar katıyım birilerine güvenme konusunda ???
Neden bi işi ben yapmıyorsam bir türlü içime sinmiyor ???
Neden hep bişeyler değişsin diye çabalayıp,sonra sıkı sıkıya eskilere sarılıyorum ???
Neden 'nedenlerim' hiç bitmiyor...
Aslında biraz çevremdekilere bıraksam sırtımdaki yükleri...
Hep tek başıma didinip sonunda yorgun düşünceye kadar çabalamaktansa,biraz hayatımı kolaylaştırmayı denesem...
En mükemmel için çabalarken kaybetmesem mesela gerçek aradığımı...
Tek başıma savaşıp sona gelmeden yorulmak yerine,benimle omuz omuza savaşacak yoldaşlar bulsam mesela...güvensem onlara,sırtımı yaslasam,bi iş benim istediğim gibi olacak mı diye merak etmesem...Ya da en basiti yaptığım pilava birinin eli değdiğinde olmadı bu pilav demesem...


Sözün bittiği yerdeyiz...



0 yorum
Yazılacak söylenecek hiç birşey kalmadı...
Yaşananları anlatabilecek kelimeler,cümleler kalmadı...
Artık yas var evlerde,yas var şehirlerde,yas var yüreklerde...
Patlamalar,şehitler,masum çocuklar,acılar var...
Sabır kalmadı...
Yapılanları görüp birşey yapamamanın huzursuzluğu var...
Hiç bir şeyi görmeyenlerin burukluğu var...
Burda ne paylaşılır ki bunlar varken,ne yazılır,ne söylenir bilmiyorum...Canım yanıyor,içim acıyor...
Atamın bıraktıklarına sahip çıkamadığımız için içim eziliyor...
Başımız sağolsun türkiyem,başımız sağolsun...
........................................



0 yorum
Buaralar ruhum...Bedenim...Zihnim çok yorgun...
Herşey çok üst üste geldi,çok ağır geldi,çok üzdü,çok yordu...
Toparlanmaya çalışıyorum fakat her karşılaştığım olay,her karşılaştığım insan yeniden en başa götürüyor beni...İnsanlar mı çok kötü ben mi çok iyi niyetliyim henüz çözmüş değilim...
Kendimi herşeyden soyutlayıp kendi dünyamda yaşamak en doğru yol gibi geliyor...Olumlamalarım,evrene yolladığım enerjiler,kitaplarım,fotoğraflarım,filmlerim,leziz kurapiyelerim ve ben :D  Öyleyse hemen bi olumlamayla kapatıyorum yazıyı ;
"BUGÜN DUYGUSAL BİR ARINMAYA BAŞLIYORUM.VE OLUMLU DÜŞÜNMEYİ SEÇİYORUM"
Öptüm yahuu :)


Gelmişine geçmişine kısa bi ziyaret yapmak lazım



0 yorum
Normalde sakin dingin parçalar dinlemeyi severim ama bugün bu şarkıyı dinlediğimde çok hoşuma gitti :) Evet bazen gelmişine geçmişine kısa bi ziyaret yapmak lazım :)
Özcan Deniz'i pek dinlediğim söylenemez,kendisini "Ya Sonra" filminden sonra takip etmeye başladım.Ve hala filmlerini takip ediyorum.Şimdi sırada 21 Eylül 2012 de vizyona girecek Yeşim Ustaoğlu'nun yazıp,yönettiği ve başrollerinde Özcan Deniz,Neslihan Atagül,Barış Hacıhan,Ilgaz Kocatürk ve Nihal Yalçın'ın yer aldığı "ARAF" filminde.Bu film 29 Ağustos – 08 Eylül 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek Venedik Film Festivalinde, “Mostra Internazionale d’Arte Cinematografice Orizzonti (Ufuklar)” bölümünde de yarışacak sonucu sabırsızlıkla bekliyorum.Konuyu nasıl buraya getirdim bilmiyorum ama burda bitirmem gerektiğini biliyorum :) Öptüm yahuuuu...


0 yorum
Kaç gündür yanımdan ayırmadığım defterime yazıyorum,çiziyorum ama bir türlü buraya yazamıyorum.Her gün yeni kararlar alıyorum,fakat bi çoğunu es geçip çok azını uyguluyorum.Sanırım buraya yazmakta es geçtiklerim arasında yer alıyor :) 
Ramazan ayının kendine has telaşı yüzünden bi koşturmaca içerisindeyim.Ramazanın bitimiyle benimde aklımda güzel olacağını düşündüğüm projeler var.Buradaki yazılarımada renk katmayı planlıyorum.Çektiğim fotoğrafları,okuduğum kitapları,izlediğim filmleri,denediğim tarifleri paylaşacağım burda.Bakalım ve görelim neler olacak :)

İzleyelim ve görelim



0 yorum
Yeniden başlıyorum herşeye...
Yeniden öğreniyorum...
Yeniden dinleyip yeniden yorumluyorum...
Bi dinginlik var ki içimde dostlar başına...
Zaman yavaşladı sanki bitmek bilmeyen koşuşturmacalarıma yetişebileyim diye...
Güzel bi yaşam için harekete geçiyorum...
O çok istediğim hayallerimi gerçekleştirmek için önceki tökezlemelerimi unutup bir adım atıyorum ve herşey güzel olacak biliyorum...

İçimde tepinip duran çocuklar sustu...



0 yorum
Ne kadar zaman oldu hiç bilmiyorum...Ama yeni farkettim kalbimin zihnimin içinde sürekli bangırdayan bando mızıka ekibini...Ne zamandır zihnim,kalbim ruhum öylesine yorulmuşki ancak içindekiler susunca farkettim...İçimde tepinip duran yaramaz çocuklar varmış meğer o yüzden bu kadar yorgunmuşum,o yüzden düşünmekte zorlanıyormuşum,o yüzden garipmiş herşey...Neden sustular neden beni terkettiler bilmiyorum ama şimdilik bizim için en iyisi bu...Ohh rahat bi uyku çekiyorum hiç bişey düşünmeden,istemsiz yaptığım şeyleri durduruyorum anında,kafa dinliyorum uzun lafın kısası...Meğer içimdeki o masum çocukta bu cazgırlar yüzünden pusuyormuş kenara köşeye...İçimde tepinen çocuklar korkularım,yüzleşemediklerim,güvensizliğim,geçmişim,hatalarım buna benzer bir sürü şeyden oluşan bi orduydu meğer...Tamamen yok mu oldular bilmiyorum ama zihnimi,kalbimi,ruhumu sıkıştırmayı bıraktılar...Sesizliğimi bana geri verdiler,öyle ki ne zamandır kendi sesimi dahi duyamıyordum bu gürültücüler yüzünden ama şimdi içimdekin o masum çocuğun gülümsemesini hissediyorum,yapabileceğimi biliyorum...


0 yorum
Farkındayım yazamadım ne zamandır....
Çünkü fırtınalı geçti şu son bir ay benim için...
Hastalıklar,kaos,talihsiz olaylar ve saçma sapan bi sürü şey işte.
Artık nasıl davranacağımı,nerden nasıl başlayacağımı bilemiyorum...Ama yazmak herşeye iyi gelecek biliyorum...En azından öyle olmasını umuyorum...
Aklımdan geçen ilk cümleyle başlamak istiyorum...
Hayat fazlasıyla garip ya da bu cümlemi geri aldım, biz insanlar çok garip varlıklarız...
Öyle ki kendimi bu dünyaya ait hissetmiyorum .Normal şartlarda bunalım takılan karamsar bir insan değilim fakat olaylar insanı farklı yerlere,farklı iklimlere sürükleyebiliyor...
Herşey düzelecek biliyorum ama yaşananları kafamdan çıkarıp yola devam edemiyorum.Garip bi genetik miras bu sanırım ; olaylar düzelip netleşene kadar o zamanda takılı kalır bizim ailenin kadınları :) Bende onlardan biriyim işte...Öyleki geceleri uykuları haram ederiz kendimize,düşünüp dururuz.Çok sonra "yaşandı bitti artık" deriz ama kendimizi kafi derecede hırpalamamız yanımıza kar kalır ...
Bakalım hayat bize daha neler gösterecek...Aslında canım öyle uzun uzun yazmak istemiyor.Kısa ve net "İkici bir ruh yolculuğuna kadar bütün uçuşlar iptal edildi"

Canım istemiyor işte...



0 yorum
Nedendir bilmiyorum bi kaç gündür böyleyim...
Hiç enerjim kalmadı...
Konuşmak istemiyorum kimseyle,hatta bazen birilerini görmek bile zulüm...
Uzun zamandır hiç böyle olmamıştım (!)
Duvarlar örüp haftalarca duvarlarımın arkasında kendimle kalma isteği o kadar baskınlaştı ki odaklanamıyourum...
Yapmam gereken çok fazla şey var, fakat umrumda bile değiller,normalde güle oynaya şipşak yaparım halbuki.Yine içe doğru bi yolculuk başlamış,bu sefer ben bile farkına varmadım.
Peki noldu birden ne birikti minik yüreğime ???
Geçen biyerde okumuştum "Aslında canım isterse bir süs bitkisiyle hava durumu hakkında bile konuşurum" yazıyordu.Evet işte bende tam böyleyim gündelik hayatımda.
Ama canım istemiyor işte....
Benim azıcık yalnız kalmaya ihtiyacım var...

Haydi Bakalım



0 yorum
Evet tam anlamıyla bir ruh yolculuğu bu dönem benim için...
Yeni bir şehir...
Yeni bir hayat...
Yeni bir yaşantı...
Alışkanlıklar...
Vazgeçişler...
Karmaşa...
İyiler...
Kötüler...
Bekleyişler...
Arayışlar...
Hayaller...
Ve
Aşk...

Haydi bakalım anlatmaya başlayalım artık bu hikayeyi...

newer post